İkbari
Thursday, 19 February 2026
Breaking

Deniz Tabanındaki Gizli Kaygan Kil, 2011 Japonya Tsunami'sini Şiddetlendirmiş Olabilir

Kalın kil tabakası, depremin etkisini ve tsunami oluşumunu y

Deniz Tabanındaki Gizli Kaygan Kil, 2011 Japonya Tsunami'sini Şiddetlendirmiş Olabilir
7DAYES
4 hours ago
4

Japonya - Ekhbary Haber Ajansı

Deniz Tabanındaki Gizli Kaygan Kil, 2011 Japonya Tsunami'sini Şiddetlendirmiş Olabilir

Okyanus tabanının altındaki önemli bir kaygan kil tabakasının, 2011 yılında meydana gelen 9.1 büyüklüğündeki depremin ardından Japonya'yı vuran yıkıcı tsunaminin şiddetini artırmada kritik bir rol oynamış olabileceği ortaya kondu. Prestijli *Science* dergisinde yayımlanan bu yeni bilimsel bulgular, bu kil oluşumunun önemli bir zayıf nokta yarattığını ve bunun sonucunda sismik olayın etkisinin ve ardından gelen tsunaminin yıkıcı gücünün arttığını öne sürüyor. Araştırma, 2011 Tohoku depremi ve tsunamisinin neden bu kadar yıkıcı olduğunu açıklayan ikna edici bir mekanizma sunuyor.

2011 Tohoku depremi ve tsunami, Japonya'nın modern tarihindeki en büyük doğal afetlerden biri olarak kayıtlara geçti. Muazzam can kaybına ve yaygın yıkıma neden olan bu olayda, depremin büyüklüğü kadar, ortaya çıkan tsunaminin ölçeği de bilim insanlarını şaşırtmıştı. Avustralya Ulusal Üniversitesi'nden jeofizikçilerin liderliğindeki bu son çalışma, olaya ilişkin yeni bir bakış açısı sunan jeolojik bir mekanizmayı gündeme getiriyor.

Araştırmanın sonuçlarına göre, kalınlığı 30 metreye (98 fit) kadar ulaşabilen kil tabakası, depreme neden olan fay hattı boyunca uzanıyordu. Bu jeolojik özellik, düşük sürtünme katsayısı nedeniyle "mekanik bir zayıf nokta" olarak tanımlanıyor. Avustralya Ulusal Üniversitesi'nde jeofizikçi ve Avustralya-Yeni Zelanda Uluslararası Bilimsel Sondaj Konsorsiyumu direktörü Dr. Ron Hackney, bu durumun önemini şu sözlerle açıklıyor: "Sürtünmesi düşüktür, bu yüzden bu kil zayıftır. Çok kolay kayabilir." Bu özellik, deprem kırılmasının dinamiklerini önemli ölçüde değiştirmiştir.

Araştırmacılar, deprem sırasında kil tabakasının kaygan doğasının, fayın, bu büyüklükteki bir deprem için beklenenden daha az yan (veya doğrultu atımlı) hareketle kırılmasına neden olduğunu varsayıyorlar. Bu azalmış yatay yer değiştirmenin, açığa çıkan enerjiyi dikey bir itme yönünde yoğunlaştırdığı teorisi öne sürülüyor. Bu dikey hareketin olağanüstü büyüklükte olduğu düşünülüyor; deniz tabanını yaklaşık 500 kilometre (310 mil) genişliğinde bir alanda 50 ila 70 metreye (164 ila 230 fit) kadar kaldırmış olması muhtemeldir. Deniz tabanının bu dramatik yukarı doğru hareketi, tahminlere göre 561 kilometrekarelik (217 mil kare) bir alanı sular altında bırakan devasa tsunami dalgasını doğrudan oluşturmuştur.

Hipotezlerini desteklemek için, uluslararası bir araştırma ekibi, *Chikyu* adlı bilimsel sondaj gemisiyle 2024 yılında fay hattı bölgesine doğrudan sondaj operasyonları gerçekleştirdi. Okyanus yüzeyinin 7.000 metre (23.000 fit) altına ve deniz tabanının 1.000 metre (3.300 fit) daha altına inen ekip, fayın içinden ve Pasifik Levhası'ndan tortu örnekleri başarıyla çıkardı. Bu örneklerin analizi, yaklaşık 130 milyon yıldır yavaş yavaş birikmiş kalın, viskoz bir kil tabakasının varlığını ortaya koydu. Pasifik Levhası, bu dalma-batma bölgesinde Japonya'nın altına doğru hareket ettikçe, bu kil tabakası sıkışmakta, üzerindeki kıtasal kayaçları ezmekte ve böylece tanımlanan zayıf noktayı oluşturmaktadır.

Çalışma, benzer kil tabakalarının küresel ölçekte diğer dalma-batma bölgelerinde de bulunabileceğini öne sürüyor. 26 Aralık 2004'te meydana gelen 9.1 büyüklüğündeki deprem ve tsunaminin yaşandığı Endonezya'nın Sumatra adası yakınlarında potansiyel varlıklarına işaret eden kanıtlar mevcut. Ancak, Kamchatka Yarımadası gibi diğer sismik olarak aktif bölgelerdeki fay zonlarının jeolojik bileşimi hakkında daha az bilgi bulunmaktadır.

Bu bulguların deprem ve tsunami hazırlığı açısından önemli sonuçları var. Yer bilimciler deprem büyüklüklerini ve sarsıntı yoğunluğunu tahmin etme konusunda giderek daha yetkin hale geldikçe, bu kil tabakaları gibi deniz tabanı jeolojisinin rolünü anlamak, erken uyarı sistemlerini iyileştirebilir. Deniz tabanı deplasmanının ve ardından gelen tsunaminin davranışının daha doğru tahmin edilmesi, gelecekteki mega afetler karşısında sayısız hayat kurtarabilir.

Etiketler: # Japonya tsunami # Tohoku depremi 2011 # deniz tabanı kili # dalma-batma bölgesi # deprem bilimi # tsunami uyarısı # jeolojik zayıf nokta