Birleşmiş Milletler - Ekhbary Haber Ajansı
BMGK, Gazze İçin Ateşkes Önerisini Onayladı; İsrail Operasyonlara Devam Kararlılığını Vurguladı
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Pazartesi günü ABD'nin sunduğu, Gazze Şeridi'nde daimi ateşkes ve tüm rehinelerin serbest bırakılmasını öngören anlaşmayı destekleyen bir kararı ezici çoğunlukla kabul etti. Kararın kabulü, uzun süredir devam eden çatışmayı azaltma yönündeki önemli bir diplomatik çabanın sonucudur. Güvenlik Konseyi'nin 15 üyesinden 14'ü lehte oy kullanırken, Rusya çekimser kaldı.
Güvenlik Konseyi toplantısı sırasında İsrail'in BM temsilcisi Reut Shapir Ben-Naftaly, ülkesinin Gazze'deki askeri operasyonlarını sürdüreceğini kesin bir dille ifade etti. Ben-Naftaly, İsrail'in Hamas tarafından istismar edileceğini iddia ettiği "anlamsız ve sonsuz müzakerelere" girmeyeceğini vurguladı. Ben-Naftaly, İsrail'in temel hedeflerini özetledi: Gazze'nin İsrail için gelecekte bir tehdit oluşturmamasını sağlamak, tüm rehinelerin geri dönüşünü güvence altına almak ve Hamas'ın askeri ve yönetim kapasitelerini etkisiz hale getirmek. Bu hedeflere ulaşıldığında savaşın sona ereceğini belirten Ben-Naftaly, İsrail'in ilkelerinden taviz vermediğini yineledi.
Ayrıca Oku
- Riyad ve Washington Bölgesel ve Uluslararası Zorluklarla Mücadele İçin Stratejik Koordinasyonu Güçlendiriyor
- Küresel Ekonomi, Sürekli Enflasyon ve Jeopolitik Gerilimlerin Ortasında Artan Zorluklarla Mücadele Ediyor
- Büyük Orta Doğu Girişimi: Bölgesel Reform Üzerine Yirmi Yıllık Tartışma
- İran, Uluslararası Beklentiler Ortasında Ele Geçirilen İngiliz Petrol Tankerinin Serbest Bırakılacağına Dair İpuçları Verdi
- İklim Değişikliği Konusunda Uluslararası İşbirliği: Kritik Bir Dönüm Noktası
Bu diplomatik gelişme, İsrail'in Gazze'nin merkezindeki Nuseirat mülteci kampında tutulan dört rehinenin başarıyla kurtarıldığı yüksek riskli askeri operasyondan sadece birkaç gün sonra gerçekleşti. Haftalar süren planlamanın ardından gerçekleştirilen operasyon, Gazze sağlık yetkililerinin bildirdiğine göre 270'den fazla kişinin ölümüne ve yaklaşık 700 kişinin yaralanmasına neden olarak önemli sayıda Filistinli sivil kaybına yol açtı. Görgü tanıklarının ifadeleri ve analiz edilen videolara göre, İsrail güçlerinin sivil araçlar, bir beyaz Mercedes minibüs dahil olmak üzere, kullandığı ve bazı askerlerin Filistinli siviller veya militanlar gibi kılık değiştirmiş olabileceği öne sürüldü. İsrail ordusu sivil araç kullanımı iddialarını reddetti, ancak kılık değiştirme iddiaları hakkında yorum yapmaktan kaçındı; ancak geçmişte benzer taktikler kullandığı biliniyor.
Filistin'in BM temsilcisi Riyad Mansur, kararı "doğru yönde atılmış bir adım" olarak nitelendirerek "tüm Filistinliler" tarafından memnuniyetle karşılandığını belirtti. Ateşkes arzusunu vurgulayan Mansur, "Bu kararı uygulamak ve ateşkesi derhal sağlamak İsrail'in sorumluluğundadır" dedi. İsrail'in teklifi kabul ettiğini ve Hamas'ın da bunu memnuniyetle karşılayacağına inandığını ekledi; Hamas daha sonra kararı memnuniyetle karşıladığını doğruladı.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, bölgesel ortakları Hamas'ı ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması önerisine "evet" demeye ikna etmek amacıyla 7 Ekim'den bu yana sekizinci kez İsrail'i ziyaret etti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya gelen Blinken'ın, eski savaş kabinesi bakanı Benny Gantz ile de görüşmesi bekleniyordu. ABD'nin BM Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield, Hamas'a anlaşmayı kabul etmesi çağrısında bulunarak, "Eğer Hamas da aynısını yaparsa, çatışmalar bugün durabilir" dedi. Blinken, hem İsrailliler hem de Filistinliler üzerindeki yıkıcı etkiye dikkat çekerek, mevcut teklifi "farklı bir yol çizme fırsatı" olarak nitelendirdi.
Thomas-Greenfield, ABD tarafından hazırlanan ve üç aşamadan oluşan anlaşmanın çerçevesini özetledi: ilk aşamada ateşkes ve rehinelerin/mahkumların değişimi; ikinci aşamada ise düşmanlıkların kalıcı olarak sona ermesi, İsrail güçlerinin geri çekilmesi, yardımın etkin dağıtımı ve kapsamlı yeniden yapılanma çabaları yer alıyor. ABD, Mısır ve Katar ile birlikte anlaşmanın uygulanması için güvence sağlayacak. Karar ayrıca Gazze'de herhangi bir toprak değişikliğini açıkça reddediyor ve iki devletli çözüme bağlılığı yeniden teyit ediyor.
Bu arada, Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Nuseirat operasyonunun ardından "çoğunluğu çocuklardan oluşan yüzlerce ağır yaralı hastayı" tedavi ettiklerini bildirdi. MSF'den bir doktor, olayı "üç saatlik gerçek terör ve korku" olarak tanımlayarak, aşırı sayıda yaralının tıbbi tesisleri zorladığını belirtti. Kuruluş, Gazze'deki sağlık altyapısı üzerindeki büyük baskıyı vurguladı.
İlgili Haberler
- Bundesliga: Werder Bremen İçin "Moral Kaynağı" Olarak 0-3'lük Bayern Münih Mağlubiyeti Mi? Teknik Direktör Thioune: "Direndik"
- Boyun Eğmeyen Ruh: 'RUN' Belgeseli, Mülteci Sporcu Takımı'nın Olimpiyatlara Destansı Yolculuğunu Anlatıyor
- Arsenal, Tottenham Baskı Karşısında Derbide Aldığı Farklı Galibiyetle Şampiyonluk Yarışına Ağırlığını Koydu
- UCI, SRAM'a Karşı Hukuk Mücadelesinde Güvenlik Fonlarını Kullanması Nedeniyle Tepkiyle Karşı Karşıya
- Yapay Zeka Asistanları: İnsan Düşünce ve Tarzında Uzmanlaşarak Yetkinliği Artırmak
İnsani yardım konusuna gelince, İsrail'in COGAT kurumu, Pazartesi itibarıyla Kerem Şalom geçidinin Gazze tarafında yaklaşık 1000 kamyon dolusu yardımın alınmayı beklediğini bildirdi. COGAT, o gün Gazze'ye 197 yardım kamyonunun transfer edildiğini belirtti. BM ajansları, Gazze Şeridi içinde yardım dağıtımını engelleyen önemli faktörler olarak İsrail askeri operasyonlarını ve karmaşık onay süreçlerini sürekli olarak dile getiriyor.