ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı satın alma konusundaki tehditkar söylemini yumuşatmasının ardından altın fiyatları bugün (Perşembe) rekor seviyelerden geri çekildi. Bu gelişme, küresel çapta jeopolitik gerilimin hafiflemesine yol açarak, yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü değerli metallere olan talebi azalttı. Altın, daha önce oturumun erken saatlerinde yeni bir rekor seviyeye ulaşmış olmasına rağmen, Trump'ın tutum değişikliğiyle birlikte kazançlarının önemli bir kısmını geri verdi. Küresel piyasalarda gözlenen bu dalgalanma, özellikle hisse senedi piyasalarındaki toparlanmayla daha da belirginleşti.
Spot altın fiyatları, gün içinde 4.887,82 dolar ile rekor seviyeyi görmesinin ardından hafif bir düşüşle %0,3 oranında yükseliş kaydederek 4.778,51 dolar seviyesine geriledi. Bu, günün başındaki güçlü yükselişin ardından gelen önemli bir düzeltme olarak yorumlandı. Öte yandan, ABD altın vadeli işlemlerinde, Şubat teslimatlı altın kontratları ise %1,5 oranında artışla 4.837,50 dolara yükselerek, spot piyasadan farklı bir seyir izledi. Bu durum, vadeli piyasalardaki uzun vadeli beklentilerin kısa vadeli dalgalanmalardan nispeten daha az etkilendiğini gösterdi.
Piyasalardaki bu performans, Trump'ın Grönland meselesi yüzünden bazı Avrupa ülkelerine gümrük vergisi uygulama tehdidinden geri adım atması ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ile adanın geleceği konusunda bir anlaşmanın ana hatlarına ulaştığını duyurmasıyla hisse senedi piyasalarının canlanmasının ardından geldi. Bu tür jeopolitik gerilimlerin hafiflemesi, genellikle güvenli liman varlıklarına olan talebi azaltır ve risk iştahını artırır.
R.J.O. Futures'ın kıdemli piyasa uzmanı Bob Haberkorn, Avrupa gümrük vergisi tehditlerinden geri adım atılmasının hisse senedi piyasalarını yukarı ittiğini ve bunun altının kazanımlarının büyük bir kısmını silerek metaller üzerinde genel bir baskı oluşturduğunu belirtti. Haberkorn, yaşananların haber odaklı bir pozisyon tasfiyesi dalgasından ibaret olduğunu ve piyasanın genel yönünde bir değişiklik olmadığını vurguladı. Bu açıklama, piyasadaki mevcut hareketliliğin temel trendleri değiştirmekten ziyade kısa vadeli bir tepki olduğunu işaret ediyor.
Altın, geçmiş dönemde güçlü kazanımlar elde etmişti. 2025 yılında %64 oranında yükselen değerli metal, 2026 yılının başından bu yana da yaklaşık %11'lik bir artış kaydetti. Bu yükseliş, ekonomik ve politik belirsizlik dönemlerinde bir korunma aracı olarak rolünü pekiştirmişti. Küresel ekonomideki yavaşlama endişeleri, enflasyon baskıları ve merkez bankalarının para politikaları gibi faktörler, altının bu dönemdeki cazibesini artırmıştı.
Bu bağlamda, Reuters tarafından yapılan bir ankete göre, ekonomistlerin çoğu ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bu çeyrekte ve muhtemelen Başkanı Jerome Powell'ın Mayıs ayında sona erecek görev süresinin sonuna kadar ana faiz oranını değiştirmemesini bekliyor. Düşük faiz oranı ortamı, getiri sağlamayan altın gibi varlıkların çekiciliğini artırır, çünkü diğer yatırım araçlarının alternatif maliyeti düşer. Fed'in güvercin duruşunu sürdürme beklentisi, altın fiyatları için önemli bir destekleyici unsur olmaya devam ediyor.
Diğer metallere bakıldığında ise, spot gümüş fiyatları %3,6 düşüşle 91,17 dolara geriledi. Bir önceki seansta 95,87 dolar ile rekor bir zirveye ulaşmıştı. ANZ Bankası'nın emtia analisti Sunny Kumari, gümüşün mevcut momentumla üç haneli seviyelere ulaşmasının hala mümkün bir ihtimal olduğunu ancak bunun yüksek düzeltmeler ve dalgalanmalarla birlikte gelebileceğini belirtti. Gümüşün endüstriyel talebi ve altından daha volatil yapısı, fiyat hareketlerinde belirleyici rol oynuyor.
Platin ise %0,1 düşüşle 2.460,20 dolara indi. Günün erken saatlerinde 2.543,99 dolar ile rekor seviyeyi görmüştü. Paladyum ise %2,1'lik bir düşüşle 1.825,85 dolara geriledi. Daha önce erken işlemlerde bir haftanın en yüksek seviyesine ulaşmıştı. Bu metallerin fiyat hareketleri de benzer şekilde genel piyasa duyarlılığı, endüstriyel talep ve jeopolitik gelişmelerden etkilenmektedir. Özellikle otomotiv sektöründeki talep, platin ve paladyum fiyatları üzerinde önemli bir belirleyici faktördür. Küresel ekonomideki toparlanma beklentileri, bu metallere olan talebi destekleyebilirken, ani jeopolitik gelişmeler fiyatları aşağı çekebilme potansiyeline sahiptir.